Kurtlar Vadisi Vatan 2022 Yorumlar
Kurtlar vadisi gibi bir dizinin hakkını verecek bir finalinin olması gerek yıllarca milyonlar izledi . Bu ilişkilerin kısa bir tarhçesini anlatmaya çalıştım, Sedat Peker tek değil, benzeri birçok kirli unsur olduğunu biliyoruz, bu işlere yıllardır ilgi duyarım, izlerim, gelişmelere bağlı olarak yazılarım devam edecek. İsyan bastırmaya değil, ama adalet ve özgürlük getirmeye istekliydik. Kötü adam giriyor perdeye, kahramanımız hiç sevmiyor bu adamı, orası belli ama biz de hiç sevmiyoruz, tiksiniyoruz şahsın sıfatından da varlığından da! Ama sen, onun öyle yumuşak konuşmasına bakıp, aldanma. Onun üstünde gök gibi bir şey ile bir karış boyunda bir çubuk vardır. Kerem Çeşmesi gibi hayalperest bir şairin hayalindeki bozgunluğu anlatmak için seçtiği çeşme işi onun en keskin şair tarafım gösteren hayal icadıdır. Özellikle Baba Yadigar (8.yüzyıl), Mela Perişhani (14.yüzyıl), Mevlevi Kurd (1806-1882) ve Mesture Erdelan gibi şair ve yazarlar; Erdelan Aşireti üyesidir. İki şair arkadaşın Yunus Dîvânı’nı bu esaslara sadakatle ihzâra teşebbüs ettiklerini ve bunun için bir seneden beri çalıştıklarını haber alıyoruz. Muhallet eserler beş bin seneden beri klâsikler asırlardan beri, güzel ve mühim kitaplar daima okunmuyor mu?
Fatihli Emine'yi « kalçaları beli kadar güzel ve göğsü kalçaları kadar yuvarlak », « mahmurdan ziyade keskin bakışlı, güzelden çok sevimli» buluyoruz. Hikâyelerinde ıztırâp çekenleri anlatır, acıdıkları - yani kendisinin «iç insanlığı olanlar» dedikleri hakkında - ne kadar merhametli ise, dış insanlar için de o kadar yamandır. Aka romanlarında ve hikâyelerinde bu «düşmüşler» in desteğidir. 3. 1380 KİTAPLAR ARASINDA Bu son haftalar içinde Aka Gündüz'ün yeni bir romanı kitap şeklinde basıldı: İKİ SÜNGÜ ARASINDA. Kitabı okurken, geçen sene Aka'nın bir muharrirle yaptığı bir mülakatta söyledikleri arasındaki şu dilek hatırıma geldi: «Hayatımın en mesut günü, bütün eserlerimi basmayı isteyecek kitapçı ile anlaştığım gün olacaktır.» Evet, Aka bu mesut güne kavuşmuş olsaydı, Türk karii de üç sene içinde okuduğu BU TOPRAĞIN KIZI, DİKMEN YILDIZI, ODUN KOKUSU, HAYATTAN HİKÂYELER, TANK-TANGO ve bu İKİ SÜNGÜ ARASINDA eserlerinden başka yüzden ziyade küçük hikâye ve ÖZ EVLAT, ÇİLE, TARPI, OCAK, SARI ZEYBEK gibi romanları okumuş bulunacaktı. Bu müddet zarfında edindiğimiz tecrübe şudur: Memlekette büyük fikrî bir intibah, bir uyanıklık var, ve yüksek irfân ihtiyacı günden güne artıyor. Düşündüğümüz şudur: Böyle iktidar eshâbına bir mecmua tahsis etmek, onları yazıya terkip etmek ve kari varmış, yokmuş bu mesele ile alsa mukayyet olmamak!
Bunun içindir ki bu 1930 senesinden itibaren mecmuamızı umûmî tekâmüle, millî inkişâfa uygun bir şekle koymak mecburiyetinde kaldık. Bu risâle gelecek nüshasından itibaren Hayat olacaktır. İlk defa bir dönem dizisin de oynayacak olan Kıvanç Tatlıtuğ ile iki yıl ekranlardan uzak kalan Farah Zeynep Abdullah, yeni yılın ilk aylarından itibaren izleyiciye nefes kesen bir aşk ve m acera sunacak. Daha önceki yazımda Eğirdir Dağcılık Şenliği’nden bir “ön bilgi” bağlamında bahsetmiştim. Sokak Kızı yahut öteki hikâyeleri geveze bir romancının eline geçmiş olsaydı başlı başına büyük bir roman meydana çıkarırdı. Lacivert gözlü, kumral saçlı, ince SALON KIZI’NI; saffetli kalbinde, ayıbı meydanda gezen SOKAK KIZI’nın hicranlarını bize aynı temizlikle anlattı. Seneler geçtiği halde SOKAK KlZI’nın Ankara’daki ilk okunma gecesinde duyduğum acı, kamaşık lezzeti bir türlü unutamıyorum. AKA’nın hakkı var: «Kırmızı biberin lezzeti, bir kâse balın bir lezzetsizliği vardır; bu hayat onlardan biri yahut ikisidir.» Mustafa Nihat HAYAT, c.6 nr. Zaten BU TOPRAĞIN KIZLARI’NDAN biri diyor ki: «Ben kendim için fenayım. Muharrir zaten « bu zakkum koklamaya tahammül edenlere ithaf» ediyor.
» En çok realist olmak istediği zaman dahi şairlikten kurtulamayan muharrir sık sık lirizme kendini kaptırıyor. Bu kadar realist sahneler bizim edebiyatımızda ilkin Nabizâde Nazım sonra Hüseyin Rahmi Bey’de görülmüş, nihayet Aka’da bu mükemmel şekli almıştır. Ve bu sayfalar o kadar güzel bir Türkçe ve ustalıklı bir surette yazılmış ki hatırdan bir türlü çıkmıyor. » serlevhalı sahnesi «İstanbul’un bahtı yanık viranelerinden koparılan tabiî bir zakkum»dur. Kuvvet kadın kaçınılmaz bir şekilde artan ve şekli korkunç bir dönüşümün son aşaması için uygundur. Fakat bu hakikî sahnelere çıkardığı kadın ve erkek bütün şahıslar namına muharrir kendisi konuşur. Bütün felâketleri, hüsranları ona bahşeder. Ben sizden hakkımda hayırlı, şerli şeyler istemeğe gelmedim.» Aka'nın bütün eserlerinde buna benzer, iki çeliğin çarpışması gibi alevli konuşmalara sık sık rastgelinir. Ben mi ? Belki yüz defa girip çıktığım yeri bilmez olur muyum a Reis Bey? Koçman Aşireti: Kiçir Aşireti de denilen Koçman Aşireti “Kürt Çingeneleri” olarak bilinmektedirler. Dinarwend Aşireti: Urfa’da yaşayan Dinna aşireti ile akraba olup; Şii ve Yarisani inancına sahiptirler. Kuzey Kurmancisi konuşan aşiret Baziki Aşireti ve Beskî Aşireti ismiyle de anılmaktadır. Şimdi de 21-23 Mayıs arasında gerçekleşen bu etkinlikten ve sonrasındaki 24 Mayıs “Yazılı Kanyon-Kovada Gölü Milli Parkı” gezisinden aklımda kalanları ve yorumlarımı değerli okuyucuyla paylaşacağım. Kuyruğunun uzunluğu 7 ila 10 cm arasındadır ve ağırlıkları 12 ila 30 gram arasında değişkenlik gösterir.
Yorumlar
Yorum Gönder